KISA SÜRELİĞİNE ELVEDA

Sevgili blogcu arkadaşlarım, uzun zamandır yazı yazmayı bırakın, sizlerin güzel mesajlarına bile karşılık veremedim.. hepinizden çok özür diliyorum. Geçici bir süre bloguma ara vermek durumundayım. Biraz rahatsızlığım var, inşallah en kısa zamanda toparlanıp aranıza döneceğim. Allaha emanet olun arkadaşlarım...

Yorum (9) Yorum yaz!

İLK ŞEKER HAMURLU PASTAM

sekerhamurlupasta2

Efendim ilk şekerhamurlu pastamla karşınızdayım. çok mutlu oldum bende:) uzun zamandır bütün blogcu dünyasında şeker hamurlu pastalar görüyordum. Bende bir istanbul gezimde şeker hamuru satın aldım ve şimdilik basit bir şekil vererek bu pastayı yaptım. sekerhamurlupasta1

Pandispanya Malzemesi:

  • 4 Adet yumurta
  • 4 Kahve Fincanı Toz Şeker
  • 4 Kahve Fincanı Un
  • 1 Paket Kakao
  • 2 Yemek Kaşığı Süt
  • 1 Paket Kabartma Tozu

Ara Krema Malzemesi:

  • 2 Kahve Fincanı Toz Şeker 
  • 2 Kahve Fincanı Un
  • 8 Kahve Fincanı Süt
  • 2 Kahve Fincanı Su
  • 1 Paket Vanilya
  • 1 Yemek kaşığı Tereyağ 
  • 1-2 Adet Muz

Üst Malzemesi:

  • Şeker Hamuru
  • Kırmızı Gıda Boyası

Yapılışı: Pandispanya için Yumurta ve şeker mikserle çırpılır. Süt, Un, Kakao ve kabartma tozu koyulup önce mikseri açmadan, sonra mikserle çırılır. Kelepçeli kalıbımız yağlandıktan sonra karışım içine dökülür. 170-175C li önceden ısıtılmış fırında pişirilir.

 

Kekimizi fırına koyduktan sonra ara kreması için süt, su, şeker ve un tencereye katılır ve pişene kadar karıştırılır. Altı kapatılıp vanilya ve tereyağ eklenir. az ılıyana kadar karıştırılır.

 

Kekimiz piştikten sonra 2 kısma ayrılır. Kek Süt ile ıslatılır. Ara katına muhallebili karışım ile muz dilimleri konulur. En son kek dilimi konularak kapatılır. Üzeri şeker hamuru ile süslenir.

Yorum (33) Yorum yaz!

RENKLİ ŞEKERLİ YAŞ PASTA

 

renkli pasta

Uzun zamandır aranızda yoktum. Gerçekten çok yoğun günler geçiriyorum. Senesonunun gelmesiyle okul işleri artmış oluyor, bilgisayarcı olunca bu biraz daha fazla oluyor:) lafı uzatmayayım beni ziyaret eden tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Arkadaşım http://www.deryadanlezzetler.com/ P.D.Ç.S.Etkinliği 23'ü yapıyor. 21.ve 22.Etkinliği kaçırdığım için çok üzgünüm:( ben ki etkinliklere kendimi zorla davet ettirirdim:)

Bende bu pastamı Etkinlik 23 için yayınlıyorum.

Ve bu bol şekerli pastamla kendime hoşgeldin diyorum:))

 

Malzemeler:

  • 3 Yumurta
  • 3 Kahve Fincanı Şeker
  • 3 Kahve Fincanı Un
  • Yaklaşık 2 Yemek kaşığı Süt
  • 1 Paket Kabartma Tozu
  • 1 Paket Kremşanti (1 su bardağı süt ile hazırlanmış)
  • 1 Paket Sütlü Çikolatalı Puding (arkasındaki tarife göre hazırlanmış)
  • Üzeri için: Renkli şeker, Pasta süsü, Minik renkli çikolata, Antep fıstığı

Yapılışı: Yumurta ve şekeri mikserle çırpalım. Un, Kabartma Tozu ve Süt ekleyip karıştıralım. 170C de önceden ısıtılmış fırında pişirelim. Keki 2 bölüme ayıralım. ilk katını sütle ıslatıp hazırladığımız pudingi koyalım. üzerine diğer keki yerleştirelim ve sütle ıslatalım. kremşanti sürüp süsleyelim. Afiyet olsun...

Yorum (19) Yorum yaz!

BİR SİMİT...

Şuan Ankara'dan yazıyorum. İnternette dolaşırken yazıyı gördüm ve çok hoşuma gitti.. Sizlerinde okumasını tavsiye ediyorum. Diliyorum tüm öğrencilerimiz böyle olur..

Buarada yarın yani Pazartesi günü de İstanbul'a gideceğim, Allah kısmet ederse.. 1 haftada oradayım. Hepinize güzel bir hafta geçirmenizi dilerim..

BİR SİMİT...

Günün son dersinin sonuna gelinmişti. Öğrenciler çıkmak için sabırsızlanıyordu. Defter ve kitaplarını çantalarına koydular. Zil çalar çalmaz, dışarı çıkmak için hazırdılar. Yalnız, Ali hazırlanmamıştı.

Gecikmek için de elinden geleni yapıyordu.

Nihayet zil çaldı. Öğrenciler bir anda kapıya yöneldi. Ali, yerinden kalkmadı. Ağır ağır eşyasını topladı. Bir yandan göz ucuyla öğretmenine bakıyor, bir yandan da arkadaşlarının gitmesini bekliyordu.

Öğretmeni, onun bu hâlini fark etti:

  - Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin?

Ali, son arkadaşının da çıktığını görünce cevap verdi:

  - Sizinle konuşmak istiyordum öğretmenim.

  - Peki, dedi öğretmeni. Ne söyleyeceksin bakalım?

  - Ahmet arkadaşımız var ya…

  - Evet, ne olmuş Ahmet’e?

  - Durumları pek iyi değil galiba. Annesi, beslenme çantasına pekiyi şeyler koymuyor.

  - Ee?

- Ona yardım etmek istiyorum. Ama benim yardım ettiğimi bilirse üzülür. Günde bir simit parası biriktirip her hafta size versem, siz de ona verseniz?

Cebinden bir avuç bozuk para çıkarıp öğretmenin masasının üzerine koydu. Nurhan Öğretmen, paraya dokunmadı. Sandalyesine oturup düşündü.

Ali hakkındaki bilgilerini yokladı. Bildiği kadarıyla ailesinin durumu pekiyi değildi. Bu çalışkan ve sevimli öğrencisi, ne kadar da iyi niyetli ve düşünceliydi. Zengin bir ailenin çocuğu değildi. Buna rağmen yardım etmek istiyordu. Üstelik yardım ettiğinin bilinmesini istemiyordu. Nurhan

Öğretmen:

  - Dur bakalım Ali, dedi. Bildiğim kadarıyla sizin de maddî durumunuz pekiyi değil. Yanlış mı biliyorum?

  - Doğru biliyorsunuz öğretmenim. Babam gündelikçi. Çoğu zaman iş bulamıyor. Ama ben de çalışıyor, para kazanıyorum.

  - Nerede çalışıyorsun?

  - Simit satıyorum.

Nurhan Öğretmen yine durup düşündü. İyiliğin bu kadarına ne demeliydi şimdi. Bunun gerçekleşmesi zordu. Onu, bundan vazgeçirmek için bir çare bulmalıydı. Bunu yaparken, sevimli öğrencisini de kırmamalıydı. Onunla biraz daha konuşursa, belki bir yolunu bulurdu.

Nurhan Öğretmen, Ali’ye döndü:

  - Büyüyünce ne olmak istiyorsun, diye sordu.

  - Çok zengin bir işadamı…

  - Niçin?

  - İnsanlara daha çok yardım etmek için…

  - Güzel, dedi Nurhan Öğretmen. Bak şimdi Ali, Ahmet’in ailesinin durumu pekiyi değil; bu doğru. Ama sizinki de bundan pek farklı değil. İstersen acele etme; çok zengin olduğun zaman insanlara yardım edersin.

Olmaz mı?

  - Olmaz, dedi Ali. Şimdi yapmalıyım.

  - Neden olmaz?

  - Üç sebepten dolayı olmaz.

Birincisi: Bu para zaten benim değil. İyilik ettiğim için Allah, beni insanlara sevimli gösteriyor. İnsanlar da bundan etkileniyor, daha çok simit alıyorlar. Bu sayede gün boyu çalışanlardan bile fazla simit satıyorum. Hele mahallede Hasan Amca var, her gün iki simit alıp güvercinlere veriyor.

İkincisi: “Ağaç yaş iken eğilir.” deniliyor. Şimdiden iyilik yapmayı öğrenmezsem büyüdüğümde hiç yapamam.

Üçüncüsü ise daha önemli: Büyüdüğüm zaman çok zengin bir işadamı olmak istiyorum. Zamanında yatırım yapmayanlar büyük işadamı olamazlar.

Nurhan Öğretmen, karşısında büyük biri varmış gibi dinliyordu:

  - Bu sonuncusunu pek iyi anlayamadım, dedi. Biraz açıklar mısın?

  - Açıklayayım öğretmenim, dedi Ali. Şimdi, çok zengin olmadığım için, ancak günde bir simit parası kadar yardım edebiliyorum. Bundan fazlasını veremem. Allah, Cennet’i gücü kadar iyilik edene veriyor. Şimdi gücüm bu olduğuna göre Cennet’in fiyatı birkaç simit parası kadardır. Eğer zengin olmadan ölürsem birkaç simit parasıyla Cennet’e girebilirim. Bundan daha kârlı bir yatırım olur mu?

Nurhan Öğretmen’in gözleri dolmuştu. Başını “Evet” anlamında sallarken masanın üzerindeki paraları bir bir topladı.

Alıntı: bilvanis.net

Yorum (28) Yorum yaz!

ÖRÜMCEK AĞI

Sevgili blogcu arkadaşlarım, zaman ne kadar çabuk geçiyor, tarif eklemeyeli bir hafta olacak, ben hala boş kalamadım:( Fotoğraf makinemin olmaması ve arşivdeki tariflerimin kalmamasından dolayı sizlerle bu güzel yazıları paylaşmak istedim. Ayrıca Cuma günü Allah kısmet ederse Ankaraya gideceğim. Ankarada oturan veya oradan daha önce alışveriş yapan arkadaşlara bir sorum olacak. Ankadara'da PASTA MALZEMELERİ satan yerleri bilen varmı? Yardımcı olursanız sevinirim.. Dönene kadar Allaha emanet olun.. Sağlıcakla...

 

ÖRÜMCEK AĞI

Dünya hayatında hep kötülük işleyen bir adamı ölünce
cehennem kapısında bir melek karşıladı. Melek adama
şöyle seslendi: "Hayatta iken tek bir gün bile birisine
iyilik yaptıysan buraya girmeyeceksin. "
Günahkar adam uzun süre düşündükten sonra,
bir keresinde ormanda gördüğü örümceği hatırladı.
Balta girmemiş ormanda yürürken önüne
bir örümcek ağı çıkmıştı. Adam ağı bozmamak
ve örümceği ezmemek için o gün yolunu değiştirmişti.
Heyecan içinde o günü meleğe anlattı.
Melek adama gülümsedi ve ardından elini şaklattı.
Gökten bir örümcek ağı inmişti.
Adam bu ağa tutunarak cennete girebilecekti.
Adam neşe içinde ağa tırmanırken cehennemden bazıları da
bu ağa tutunarak cennete gitmeye çalıştılar.
Ama adam ağın o kadar çok insanı taşımayacağından
korkarak onları itmeye başladı.
Tam o sırada ağ gerçekten koptu ve diğerleri ile
birlikte adam da cehenneme düştü.
"Yazık" dedi melek.
"Bencilliğin, hayatında işlediğin tek iyiyi de kötülüğe döndürdü.
O insanlara şefkat gösterebilseydin eğer,
ağın herkesi taşıyabileceğini de görecektin."

 

 

KUSURSUZ OLMAK

Çin'de bir adam, her gün boynuna dayadığı kalın sopanın iki  ucuna astığı
testilerle dereden su taşırmış evine.. Bu testilerden
birinin yan kısmında çatlak varmış... Diğeri ise hiç kusursuz ve
çatlaksızmış; ve her seferinde bu kusursuz testi adamın doldurduğu suyun
tümünü taşır, ulaştırırmış eve..Ama her zaman boynunda taşıdığı testilerden
çatlak olanı eve yarım; diğeri dolu olarak varırmış iki  sene her gün bu
şekilde geçmiş. Adam her iki testiyi suyla doldururmuş ama evine vardığında
sadece 1,5 testi su kalırmış...Tabi ki kusursuz, çatlaksız testi vazifesini
mükemmel yaptığı için çok gururlanıyormuş. Fakat zavallı  çatlak olan
kusurlu testi, çok utanıyormuş. Doldurulan suyun sadece  yarısını eve
ulaştırabildiği için de çok üzülüyormuş. İki yılın  sonunda bir gün,
görevini yapamadığını düşünen çatlak  testi,ırmak kenarında adama şöyle
demiş:

'Kendimden utanıyorum. Şu yanımdaki çatlak nedeniyle, sular eve gidene kadar
akıp gidiyor..' Adam gülümseyerek dönmüş testiye; 'Göremedin  mi? Yolun
senin tarafında olan kısmı çiçeklerle dolu.
Fakat kusursuz testinin tarafında hiç yok.Çünkü ben başından beri  senin
kusurunu, çatlaklığını biliyordum..Senin tarafına çiçek tohumları ektim.. Ve
hergün o yolda ben su taşırken,sen onları suladın.. 2 senedir o güzel
çiçekleri  toplayıp,masamı süslüyorum. Sen kusursuz olsaydın, o çatlağın
olmasaydı evime böyle güzellik ve zarafet veremeyecektim' diye cevap vermiş.

Aslında hepimiz birer çatlak testiyiz Her birimizin kendine has  kusurları
vardır. Fakat sahip olduğumuz bu kusurlar ve çatlaklardır hayatlarımızı
ilginç yapan,mükafatlandıran, renklendiren..

Etrafımızdaki her kişiyi,oldukları gibi kabullenin.. Onlardaki  kusurları
değil, içlerindeki güzellikleri görün...

Can Dündar

Yorum (16) Yorum yaz!

SİRON

siron

Şuaralar okulda bilgisayarlarla başım belada.. kur, tamir yap, bozulanları servise gönder... Derken bir baktım kendim bilgisayarı hiç kullanamamışım... Sizleri ziyaret edemediğim gibi tarifte ekleyemedim. Şimdi de arada Kardelenciğimin doğum gününe yaptığımız sironu yayınlıyorum. En kısa zamanda aranıza göneceğim inşallah... Hepiniz Allaha emanet olun..

 

Resimde bol yoğurtlu ve soslu gördüğünüz şey "siron". Ben ilk defa Giresunda yenim vede burada gördüm. burada hazır paketler halinde satılıyor yufkası, ama size kısaca bi söyleyim nasıl yapıldığını. Yufka içi boş sarılıyor. rulolar 2 parmak kalınlığında kesilip fırında kızartılıyor. Tabi buradaki insanlar bunu yapmak yerine genelde hazır paket almayı tercih ediyorlar. Misafir geldiğinde çok pratik oluyor.. Denemenizi tavsiye ediyorum..

Yapılışı: Sironları yan kesilmiş yufkaları borcama diziyoruz. her yufkanın üzerine 1 yemek kaşığı kaynatılmış sıcak su döküyoruz. Üzerine yoğurtlu sarımsak gezdirip, salçalı sosla süslüyoruz. Afiyet olsun..

Yorum (29) Yorum yaz!

DOĞUM GÜNÜ PASTASI ve ETKİNLİKLER

d copy

Geçen yıl 29 Martta çok sevdiğim arkadaşım Rahşanın tatlı kızı Kardelen dünyaya geldi.. bende 1. yaş günü pastasını kimselere bırakmadan kendim yaptım..

Bu pasta ile Sevil hanımın düzenlediği (http://birdemliksohbet.blogspot.com) En güzel pasta yarışmasına katılıyorum. Pastamı beğenen tüm blogcu arkadaşlarımın da oylarını bekliyorum. Bunun için Sevil hanımın sitesinden yazımın altındaki yıldızlara tıklayarak oylarınızı kullanabilirsiniz.

Ayrıca P.D.Ç.S. ETKİNLİĞİ 20'yi düzenleyen sevgili  arkadaşım Canan (http://mucizembenibul.blogcu.com) için yayınlıyorum. Kendilerine kolaylıklar diliyor ve Teşekkürlerimi iletiyorum..

Resim 081

Pandispanya Malzemesi:

  • 5 Adet yumurta
  • 5 Kahve Fincanı Toz Şeker
  • 4,5 Kahve Fincanı Un
  • 1 Paket Kakao
  • 3 Yemek Kaşığı Süt
  • 1 Paket Kabartma Tozu

Ara Krema Malzemesi:

  • 2 Kahve Fincanı Toz Şeker 
  • 2 Kahve Fincanı Un
  • 6 Kahve Fincanı Süt
  • 2 Kahve Fincanı Su
  • 1 Paket Vanilya
  • 1 Yemek kaşığı Tereyağ
  • 1 Paket Kremşanti (arkasındaki tarife göre hazırlanmış)
  • 2-3 Adet Muz

Üst Krema Malzemesi:

  • 1 Paket Kremşanti (arkasındaki tarife göre hazırlanmış)
  • 1/2 Paket Çikolatalı Sos
  • 1+1/4 Su Bardağı Süt (çikolatalı sos için)
  • 1 Paket (60 veya 80 gr) Sütlü Bitter Çikolata
  • 1/2 Paket Fildişi Çikolata
  • Antep Fıstığı
  • Yan kenarları için: Renkli ve Minik Şekerlemeler

Yapılışı: Pandispanya için Yumurta ve şeker mikserle çırpılır. Süt, Un, Kakao ve kabartma tozu koyulup önce mikseri açmadan, sonra mikserle çırılır. Kelepçeli kalıbımız yağlandıktan sonra karışım içine dökülür. 170-175C li önceden ısıtılmış fırında pişirilir.

Kekimizi fırına koyduktan sonra ara kreması için süt, su, şeker ve un tencereye katılır ve pişene kadar karıştırılır. Altı kapatılıp vanilya eklenir ve az ılıyana kadar karıştırılır. Muhallebimiz soğuduktan sonra hazırlanmış kremşanti eklenir ve mikserle çırpılır.

Kekimiz piştikten sonra 3 kısma ayrılır. Kek Süt ile ıslatılır. Ara katlarına muhallebili karışım ile muz dilimleri konulur. En son kek dilimi konularak kapatılır. Üzerine ve yanlarına kremşantinin bir kısmı sürülür. Kalan kremşanti ile kenarlar süslenir.

Çikolatalı sos ve süt tencereye konur. İçine bitter çikolata eklenir ve pişirilir. Ilıkken pastanın üstüne yayılır. Fildişi çikolata benvari usulü eritilir. Kremşanti sıkacağının düz ucu ile isim yazılır. Antep fıstığı ile süslenir. Ben bir tanede Kiraz koydum:)

Pastamızın yan tarafları ise renkli şekerlemeler ile süslenir.

Buda doğum günü çocuğumuz KARDELEN:) photoshopta biraz uğraştırdı ama değdi sanırım:)

kardelennn copy

Yorum (45) Yorum yaz!

SODALI BÖREK

Resim 061

Resim 038

Yoğun günlerin ardından hasta olunca internete girme fırsatı bulmuş oldum:) Aslında kendimi yataktan zor kaldırıyorum ama baktım tarif eklememişim uzun zamandır bende son zamanlarda sürekli yaptığım bu sodalı böreği yayınlamak istedim.. Tabi yanında Kırmızı Mercimek Köftesi de hiç fena olmaz değilmi:)) Kırmızı mercimek köftesi tarifi için tıklayın. Ve işte böreğimin tarifi:)

Malzemeler:

  • 3 Adet Yufka
  • 1 Adet Maden suyu yada Soda
  • 1 Adet Yumurta
  • 1 Su bardağından az Sıvı Yağ
  • İçi için: 400-500 gr. Lor Peyniri
  • Üzeri için: Susam

Yapılışı: Soda, yumurta ve sıvı yağ bir kapta çırpılır. Yufkalar iki kısma bölünür ve sodalı karışım kaşık yardımıyla sürülür. Geniş kısmına iç harç konulur ve rulo yapılır. Tepsiye yuvarlanarak yerleştirilir. Diğer yufkalarda aynı şekilde sarılıp kalan bölümden tepsiye döşenir. Üzerine kalan sodalı karışım dökülüp susam serpilir. 175-180C önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirilir. Afiyet Olsun...

Resim 039

Yorum (22) Yorum yaz!